DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Bangladeş ziyaretinde küresel krizlere ve bölgesel çatışmalara dikkat çekerek, İsrail'in Gazze'deki soykırımı sürdürdüğünü ve ateşkesi sabote etme girişimlerine karşı uluslararası toplumun ortak bir irade ortaya koyması gerektiğini vurguladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Bangladeş'in başkenti Dakka'da mevkidaşı Khalilur Rahman ile ortak basın toplantısı düzenledi. Toplantıda iki ülke arasındaki ticari ile kültürel hedeflerin yanı sıra Rohingya krizi, Gazze'deki soykırım ve Orta Doğu'da artan gerilimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Fidan, Bangladeş'te bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bangladeş'in Birleşmiş Milletler'de (BM) elde ettiği diplomatik başarının küresel yankılarına değinen Fidan, “Öncelikle kardeşim Rahman'ın BM 81'inci Dönem Genel Kurul Başkanlığı görevine seçilmesinden duyduğumuz büyük memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Kendisini huzurlarınızda bir kez daha tebrik ediyorum. Ortaya çıkan sonuç, uluslararası toplumun Bangladeş'e duyduğu saygının çok önemli bir göstergesidir. Bangladeş'in BM'deki etkin rolü ve Rahman'ın sahip olduğu engin tecrübesiyle bu önemli görevi başarıyla yürüteceğinden hiç şüphe duymuyoruz” diye konuştu.
Bangladeş'te 12 Şubat tarihinde gerçekleştirilen seçimler ve referandumun ardından başlayan yeni sürece dikkat çeken Fidan, “Türkiye bunun çok güçlü bir destekçisi olmuştur. Biz bundan çok memnunuz” değerlendirmesinde bulundu. İki ülke arasında giderek artan diplomatik trafiğin yeni iş birliği alanlarının keşfedilmesini sağladığını aktaran Bakan Fidan, “Köklü ortaklığımızı geniş bir yelpazede derinleştirme ve sağlam temeller üzerinde çok daha güçlü ve vizyoner bir boyuta taşıma hedefimize yönelik gayretlerimizi sürdürüyoruz” dedi.
Mevcut durumda 1,3 milyar dolar seviyesindeki ikili ticaret hacminin 2 milyar dolara yükseltilmesi amacıyla da masaya oturduklarının altını çizen Fidan, Bangladeş Kültür Bakanı Nitai Roy Chowdhury ile imzalanan mutabakat zaptına atıfta bulunarak, “İnsanlığın ortak mirasına sahip çıkma kararlılığımızın göstergesi olan bu metnin ülkelerimiz için hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
'ROHİNGYA MÜSLÜMANLARININ MARUZ KALDIĞI TRAJEDİ, NE YAZIK Kİ DEVAM ETMEKTEDİR'
Küresel krizlerin derinleştiği bir süreçte Bangladeş'in önemli bir insani yükü omuzladığına işaret eden Bakan Fidan, “Rohingya Müslümanlarının maruz kaldığı trajedi, ne yazık ki devam etmektedir. Bir milyondan fazla Rohingyalıya yıllardır ev sahipliği yapan Bangladeş'in tüm insanlık adına tarihi bir fedakarlık sergilediğini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Rohingya meselesine kalıcı ve adil bir çözüm bulunması amacıyla, ilgili komşu ülkeler ve kuruluşlarla dayanışma ve eş güdüm içinde hareket ediyoruz. Bu krizi uluslararası toplumun gündeminde tutmak için de Türkiye olarak yoğun bir çaba sarf ediyoruz” diye konuştu.
Temasları kapsamında Cox's Bazar'da yer alan mülteci kamplarına da gideceğini duyuran Fidan, “TİKA, AFAD, Kızılay ve Diyanet Vakfı gibi kurumlarımızın yürüttüğü faaliyetleri inceleme imkanımız olacak ve inşallah Sahra Hastanemizi de ziyaret edeceğiz. Rohingyaların durumunun iyileştirilmesine yönelik insani yardımlarımızı sürdürürken, güvenli, onurlu ve gönüllü bir şekilde ülkelerine dönüşlerini desteklemeye de devam edeceğiz” dedi.
İRAN İLE ABD ARASINDAKİ GÖRÜŞMELER
Türkiye'nin dış politika öncelikleri arasında bölgesel istikrar, güvenlik ve refahın sağlanmasının başı çektiğini belirten Dışişleri Bakanı Fidan, “Günümüzde bölgesel çatışmalar, küresel dinamikleri her zamankinden daha fazla etkiler hale gelmiştir. Mevcut çatışmaların ve istikrarsızlığın tırmanarak daha geniş coğrafyalara yayılma eğilimi göstermesi hepimiz için derin bir endişe kaynağı” açıklamasını yaptı.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının yalnızca Orta Doğu'yu değil tüm dünyayı sarsan sonuçlar doğurduğunu hatırlatan Fidan, “İran ile ABD arasında yürütülen görüşmelerde ilerleme sağlanmasını bu açıdan memnuniyetle karşılıyoruz. Bu görüşmelerin somut neticelere ulaşmasını ve kalıcı bir barış ve istikrar zemini hazırlanmasını da temenni ediyoruz. Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin tesis edilmesi ve savaş öncesindeki duruma dönülmesi, küresel ekonomi, enerji ve güvenliği bakımından zorunluluk teşkil etmektedir” ifadelerini kullandı.
Sorunların ancak diyalog zemininde çözülebileceğine ve bu yöndeki diplomatik çabaların artırıldığına dikkati çeken Fidan, görüşmelerde zaman zaman yaşanan ateşkes ihlallerinden duyulan endişeyi dile getirerek, “Bu çerçevede Pakistan'ın ateşkesin kalıcı hale getirilmesine yönelik gösterdiği ara buluculuk çabalarını da ayrıca çok değerli buluyoruz ve bu çabalara etkin bir şekilde destek vermeye devam ediyoruz. Taraflar diplomatik süreci tehlikeye düşürecek adımlardan kaçınmalıdır. Uluslararası toplum da savaşın sona erdirilmesi için ortak bir irade ortaya koymalı. Özellikle İsrail'in ateşkesi sabote etme girişimlerine engel olunması şarttır” diye konuştu.
İSRAİL'İN SALDIRGANLIĞINA KARŞI ORTAK İRADE ÇAĞRISI
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin, Filistin'de iki devletli çözüm ihtimalini ortadan kaldırmak gayesiyle tüm bölgeyi bir savaş alanına çevirdiğini ifade eden Fidan, “İsrail, Gazze'de işlediği ve uluslararası toplumun vicdanında derin yaralar açan soykırımını sürdürmekte, Batı Şeria'da iki devletli çözümü hedef alan hukuksuz girişimlerine her gün bir yenisini eklemektedir. Uluslararası toplum için öncelik İsrail'in saldırganlığının durdurulması ve bölgede savaş ortamının ortadan kaldırılması olmalıdır” dedi.
Fidan ayrıca, İsrail'in Lübnan topraklarına yönelik işgal ve saldırı girişimlerinin derhal sonlandırılarak bölgede sükunetin tesis edilmesinin hayati bir gereklilik olduğuna vurgu yaptı. Bakan Fidan, açıklamalarını Türkiye ile Bangladeş arasındaki bağları yeni projelerle taçlandıracaklarını ve Güney Asya coğrafyasında istikrar, refah ve huzurun pekiştirilmesi adına ortak irade ekseninde somut adımlar atmaya devam edeceklerini belirterek sonlandırdı.
GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
-----------------------------
- Bakan Fidan'ın konuşması.







