Yemen’de yıllardır düşük yoğunlukta devam eden çatışmalar, Sana Uluslararası Havalimanı’na düzenlenen hava saldırısının ardından yeniden tırmanma riskiyle karşı karşıya kaldı. Ülkenin uluslararası alanda tanınan ve Suudi Arabistan tarafından desteklenen hükûmeti, Husi kontrolündeki havalimanının pistini vurduğunu doğruladı. Saldırının, İran’a ait bir uçağın başkent Sana’ya inişini engellemek amacıyla gerçekleştirildiği açıklandı.
Havalimanı çevresinde art arda patlamalar duyulurken, pistte meydana gelen hasarın uçuşları ne ölçüde etkilediğine ilişkin ayrıntılar henüz netleşmedi. Yemen hükûmeti, İran uçağının ülke hava sahasına girişini egemenlik ihlali olarak değerlendirirken, Husiler saldırının arkasında Suudi Arabistan’ın bulunduğunu savundu. Söz konusu uçak daha sonra Husilerin kontrol ettiği Hudeyde’ye indi.
Husilerden Füze ve İHA Misillemesi
Sana Havalimanı’nın vurulmasından kısa süre sonra Husiler, Suudi Arabistan’ın güneyindeki Abha Uluslararası Havalimanı’nı füze ve insansız hava araçlarıyla hedef aldıklarını açıkladı. Suudi güçlerinin saldırı araçlarını etkisiz hâle getirdiği ve ilk bilgilere göre can kaybı yaşanmadığı bildirildi. Ancak saldırı, taraflar arasında yaklaşık dört yıldır devam eden gayriresmî sükûnet döneminin sona erebileceği yönündeki endişeleri güçlendirdi.
Husilerin Suudi hava sahasında faaliyet gösteren havayolu şirketlerini uyarması, gerilimin sivil havacılığa da yayılabileceğini gösteriyor. Husi yönetimi, Sana Havalimanı üzerindeki kısıtlamaların devam etmesi hâlinde Suudi Arabistan’daki havaalanları ve stratejik tesislere yönelik saldırıların sürebileceği mesajını verdi.
Yeni çatışma dalgasında öne çıkan başlıca riskler şöyle sıralanıyor:
Sana ve Abha havalimanlarındaki uçuşların aksaması
Suudi Arabistan ile Husiler arasındaki ateşkesin çökmesi
Yemen’in farklı bölgelerinde hava saldırılarının artması
İnsani yardım ve yolcu uçuşlarının durma noktasına gelmesi
Kızıldeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların yeniden yoğunlaşması
Bölgesel gerilimin İran ve diğer ülkeleri kapsayacak şekilde genişlemesi
Kızıldeniz’de Ticari Gemiler İçin Yeni Alarm
Yemen’de çatışmaların yeniden büyümesi, dünya ticaretinin en önemli deniz güzergâhlarından biri olan Kızıldeniz açısından da ciddi sonuçlar doğurabilir. Husiler geçmiş dönemlerde füze, insansız hava aracı ve silahlı botlarla ticari gemileri hedef almış; birçok denizcilik şirketi güvenlik gerekçesiyle gemilerini Ümit Burnu çevresindeki daha uzun rotalara yönlendirmişti. Bölgede yeniden başlayan saldırılar, navlun ve sigorta maliyetlerini artırarak küresel tedarik zincirlerinde yeni gecikmelere neden olabilir.
Sana’daki saldırı, yalnızca askerî bir hedefe yönelik sınırlı bir operasyon olarak görülmüyor. Havalimanı, Yemen’de yaşayan sivillerin yurt dışına çıkışı, hastaların taşınması ve insani yardım faaliyetleri açısından büyük önem taşıyor. Pistin uzun süre kullanılamaması hâlinde ülkedeki insani krizin daha da ağırlaşabileceği değerlendiriliyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin gelişmeleri acil toplantıda ele aldığı ve taraflara çatışmaları genişletecek adımlardan kaçınma çağrısı yaptığı bildirildi. Uzun süredir planlanan esir değişimi sürecinin de son gerilim nedeniyle aksama riskiyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor.
Önümüzdeki günlerde Suudi Arabistan’ın vereceği karşılık, Husilerin yeni hedeflere yönelip yönelmeyeceği ve Sana Havalimanı’nın yeniden açılma takvimi, çatışmanın sınırlı kalıp kalmayacağını belirleyecek. Gerilimin Kızıldeniz’e taşınması hâlinde ise Yemen’deki gelişmeler yeniden küresel ticaretin en kritik gündemlerinden birine dönüşebilir.