Küresel HIV mücadelesinde son yıllarda elde edilen ilerlemelerin, uluslararası finansman kaynaklarında yaşanan düşüş nedeniyle tehlikeye girebileceği bildirildi. UNAIDS, HIV programlarına sağlanan mali kaynakların yüzde 18 azalmasının özellikle düşük gelirli ülkelerde test, koruyucu tedavi ve ilaç hizmetlerinin kesintiye uğramasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Kurumun değerlendirmesine göre finansmandaki gerileme, yalnızca mevcut sağlık programlarını değil, HIV’in yeniden yayılmasını önlemeye yönelik uzun vadeli çalışmaları da tehdit ediyor. Erken tanı hizmetlerinin aksaması, HIV ile yaşayan kişilerin tedaviye daha geç ulaşmasına ve virüsün toplum içinde fark edilmeden yayılmasına neden olabilir.
HIV programlarının önemli bir bölümü uluslararası kuruluşlar, yardım fonları ve gelişmiş ülkeler tarafından sağlanan kaynaklarla yürütülüyor. Bu desteklerin azalması durumunda sağlık sistemleri sınırlı imkânlara sahip ülkelerin test kitleri, ilaç tedariki, eğitim faaliyetleri ve koruyucu sağlık hizmetlerini sürdürmekte zorlanabileceği belirtiliyor.
Finansman krizinin en önemli etkilerinden birinin düzenli HIV testlerine erişimde görülmesi bekleniyor. Test merkezlerinin kapanması veya hizmet kapasitesinin düşmesi, virüs taşıdığını bilmeyen kişilerin sayısını artırabilir. HIV’in erken dönemde belirlenememesi, hem hastaların sağlık durumunu hem de toplum genelindeki bulaş riskini olumsuz etkileyebilir.
Mali kaynaklardaki azalmanın etkileyebileceği başlıca hizmetler şöyle sıralanıyor:
Ücretsiz ve düşük maliyetli HIV testleri
Antiretroviral ilaçların düzenli dağıtımı
Koruyucu tedavi programları
Anne ve bebeklere yönelik bulaş önleme hizmetleri
Sağlık çalışanlarının eğitimi
Toplumsal farkındalık kampanyaları
Risk altındaki gruplara yönelik danışmanlık hizmetleri
HIV ile yaşayan kişilerin düzenli olarak kullandığı antiretroviral ilaçların kesintiye uğraması da önemli bir risk oluşturuyor. Bu ilaçlar virüsün vücutta çoğalmasını baskılayarak hastaların daha sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlıyor. Tedavinin yarıda kalması, hastalığın ilerlemesine ve ilaca dirençli HIV türlerinin ortaya çıkmasına yol açabilir.
Finansmandaki düşüşten en fazla, sağlık bütçesi sınırlı olan düşük gelirli ülkelerin etkilenmesi bekleniyor. Bu ülkelerde HIV programları çoğunlukla dış yardımlarla finanse edildiği için uluslararası kaynakların azalması doğrudan sağlık hizmetlerinin kapsamını daraltabiliyor.
Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kişilerin test ve tedavi merkezlerine ulaşmakta daha fazla güçlük çekebileceği belirtiliyor. Sağlık personeli eksikliği, ilaç tedarikindeki aksamalar ve ulaşım sorunları, mevcut finansman krizinin etkilerini daha da ağırlaştırabilir.
Koruyucu tedavi programlarının zayıflaması, yeni HIV vakalarının önlenmesini de zorlaştırabilir. Risk altındaki kişilere sunulan koruyucu ilaçlar, bilinçlendirme çalışmaları ve güvenli sağlık hizmetleri salgının kontrol altında tutulmasında kritik rol oynuyor.
UNAIDS’in uyarısı, küresel HIV mücadelesinde yalnızca geçmişte elde edilen başarılara güvenilemeyeceğini gösteriyor. Uluslararası mali desteğin yeniden güçlendirilmemesi hâlinde yeni vakalarda artış yaşanabileceği, tedaviye erişimin gerileyebileceği ve bazı bölgelerde hastalığın yeniden hızla yayılabileceği değerlendiriliyor.
Küresel sağlık kuruluşları, ülkelerin HIV programlarını temel sağlık politikalarının kalıcı bir parçası hâline getirmesi gerektiğini vurguluyor. Finansman kaynaklarının korunması, ilaç tedarikinin sürdürülmesi ve test hizmetlerinin yaygınlaştırılması, HIV ile mücadelede elde edilen ilerlemenin kaybedilmemesi açısından büyük önem taşıyor.