DOLAR 47.04 ₺
EURO 53.60 ₺
STERLIN 62.93 ₺
G.ALTIN 6,076.65 ₺
BTC 62,880.69 $
ETH 1,791.29 $
BİST 0.00

Kongo’da Ebola Alarmı: Gerçek Vaka Sayısı Bilinmiyor

Sağlık 0
Yayınlama: 14 Temmuz 2026 Salı 12:13 Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: KHA02

Kongo’daki Ebola salgınında resmî rakamlar hızla yükselirken ulaşılamayan bölgeler ve kayıt dışı vakalar, gerçek tablonun çok daha ağır olabileceğini gösteriyor.

Kongo’da Ebola Alarmı: Gerçek Vaka Sayısı Bilinmiyor

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde etkili olan Ebola salgını büyümeye devam ederken, sağlık ekipleri gerçek vaka ve ölüm sayısının resmî verilerin oldukça üzerinde olabileceği uyarısında bulunuyor. Salgının ilk vakalarının doğrulanmasının ardından geçen sürede binlerce kişiye ulaşılmasına rağmen ulaşım sorunları, güvenlik tehditleri ve eksik hasta kayıtları nedeniyle yayılım zincirinin tamamı belirlenemedi.

Ülkenin doğusunda başlayan ve nadir görülen Bundibugyo Ebola virüsünün neden olduğu salgın, Ituri’den Kuzey Kivu ve Güney Kivu’ya, ardından Tshopo ve Haut-Uele eyaletlerine kadar genişledi. 11 Temmuz 2026 tarihli verilere göre ülkede 1.926 doğrulanmış vaka ve 702 ölüm kaydedildi. Dünya Sağlık Örgütü ise tespit edilemeyen vakalar nedeniyle gerçek sayının açıklanan rakamların iki ila dört katına ulaşabileceğinden endişe ediyor.

 

Sağlık Ekipleri Neden Bütün Vakalara Ulaşamıyor?

Salgının merkezindeki bazı yerleşimlere yalnızca uzun ve bozuk kara yollarından ulaşılabiliyor. Bazı köylerde iletişim altyapısının yetersiz olması, yeni hastaların ve şüpheli ölümlerin zamanında bildirilmesini engelliyor. Silahlı çatışmaların ve zorunlu göç hareketlerinin sürdüğü bölgelerde temaslı kişileri izlemek ise çok daha güç hâle geliyor.

Sağlık çalışanları, her doğrulanmış vakanın görüştüğü veya fiziksel temasta bulunduğu kişileri tespit etmeye çalışıyor. Ancak çok sayıda hastanın bilinen vakalarla bağlantısının kurulamaması, virüsün sağlık ekiplerinin henüz ulaşamadığı topluluklarda sessizce yayılıyor olabileceğini düşündürüyor. Salgının ilk ayına ilişkin incelemelerde dahi önemli veri eksiklikleri bulunduğu ve toplumsal direncin müdahale çalışmalarını yavaşlattığı bildirilmişti.

Salgınla mücadeleyi zorlaştıran başlıca sorunlar şöyle sıralanıyor:

  • Uzak yerleşimlere erişimi zorlaştıran bozuk yollar
  • Çatışmalar ve sağlık ekiplerine yönelik güvenlik tehditleri
  • Hastaların ve temaslı kişilerin eksik kaydedilmesi
  • Ebola belirtilerine ilişkin yanlış veya eksik bilgiler
  • Koruyucu ekipman, personel ve tedavi merkezi yetersizliği
  • Bazı sağlık çalışanlarının ücretlerini alamaması
  • Virüsün etkili olduğu bölgelerde yoğun nüfus hareketliliği

Sağlık sistemindeki personel sorunu da salgının kontrolünü doğrudan tehdit ediyor. Ituri’deki bir Ebola tedavi merkezinde epidemiyologlar, sürücüler ve defin ekiplerinin de aralarında bulunduğu çalışanlar, ödenmeyen maaş ve primler nedeniyle greve başladı. Bu tür aksamaların hasta kabulünü, temaslı takibini ve güvenli defin çalışmalarını sekteye uğratabileceği belirtiliyor.

Bu Ebola Türüne Karşı Onaylı Aşı Bulunmuyor

Salgına yol açan Bundibugyo türüne karşı hâlihazırda onaylanmış özel bir aşı veya tedavi bulunmaması, müdahaleyi daha da karmaşıklaştırıyor. Dünya Sağlık Örgütü, salgının insani kriz, güvensizlik, yoğun ticaret hareketleri ve yüksek nüfus dolaşımının bulunduğu zorlu bir bölgede ilerlediğine dikkat çekiyor.

Oxford Üniversitesi, bu virüs türünü hedefleyen aşının ilk insan deneyini başlattı. Elli sağlıklı yetişkin üzerinde yürütülecek erken aşama çalışmada aşının güvenliği ve bağışıklık tepkisi incelenecek. Ancak deneylerin başlaması, aşının mevcut salgında hemen kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Klinik çalışmaların tamamlanması ve sonuçların değerlendirilmesi zaman alacak.

 

Ebola; enfekte kişinin kanı, salgıları veya diğer vücut sıvılarıyla doğrudan temas sonucunda bulaşabiliyor. Hastalık yüksek ateş, şiddetli halsizlik, kas ağrısı, kusma ve bazı vakalarda kanama gibi belirtilere yol açabiliyor. Hastaların hızlı biçimde izole edilmesi, temaslıların takip edilmesi ve defin işlemlerinin güvenli koşullarda yapılması, bulaşmayı azaltan temel önlemler arasında bulunuyor.

Sağlık ekiplerinin ulaşamadığı topluluklarda kaç kişinin enfekte olduğu belirlenmeden salgının zirve noktasına ulaşıp ulaşmadığını söylemek mümkün görünmüyor.

Önümüzdeki haftalarda yapılacak testler, temaslı taramaları ve saha araştırmaları, Kongo’daki salgının gerçek boyutunu ortaya çıkaracak. Ancak sağlık altyapısı ve güvenlik koşulları hızla iyileştirilmezse resmî rakamlarla sahadaki gerçek tablo arasındaki farkın daha da büyümesinden endişe ediliyor.

BENZER HABER
İlk Yorumu Sen Yaz
code