Almanya, ilaç şirketlerine uygulanması planlanan değişken indirim sisteminden sektörün yoğun itirazları sonrasında vazgeçti. İlk düzenlemede şirketlerin kamu sağlık sistemine sağlayacağı indirimlerin, ülkedeki toplam ilaç harcamaları ve sağlık sisteminin gelirlerine göre her yıl değişmesi öngörülüyordu.
Ancak ilaç üreticileri, her yıl yeniden hesaplanacak bir indirim oranının uzun vadeli yatırım kararlarını zorlaştıracağını savundu. Alman hükûmeti bu eleştirilerin ardından değişken sistem yerine önceden belirlenmiş sabit bir üretici indirimi uygulanmasına karar verdi. Böylece şirketlerin gelecek dönem maliyetlerini ve yatırımlarını daha kolay planlaması amaçlandı.
Alman Parlamentosu tarafından kabul edilen sağlık reformuyla patent koruması altındaki ilaçlarda uygulanan zorunlu üretici indiriminin yüzde 7’den yüzde 15,5 seviyesine yükseltilmesi kararlaştırıldı. Düzenleme, değişken oran sistemini ortadan kaldırmasına rağmen ilaç şirketlerinin kamu sağlık sistemine sağlayacağı indirimi önemli ölçüde artırıyor.
Alman hükûmetinin sağlık reformunu hazırlamasının temel nedenlerinden biri, yasal sağlık sigortası sisteminde ortaya çıkan yaklaşık 20 milyar avroluk finansman açığı oldu. Berlin yönetimi, sağlık harcamalarını kontrol altına alarak çalışanlar ve işverenler tarafından ödenen zorunlu sigorta primlerinde yeni artışların önüne geçmeyi hedefliyor.
Değişken indirim sisteminin kaldırılması ilaç sektörü açısından önemli bir kazanım olarak değerlendirilse de sabit oranın yükseltilmesi şirketler üzerindeki fiyat baskısını tamamen ortadan kaldırmıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte patentli aşılara yönelik ek indirimler getirilmesi ve bazı aşı fiyatlarının 2030 yılına kadar dondurulması da planlanıyor.
Almanya’nın ilaç fiyatlandırma reformunda öne çıkan başlıklar şöyle sıralanıyor:
Eli Lilly, AstraZeneca, Pfizer ve Merck KGaA gibi büyük ilaç şirketleri, yüksek zorunlu indirimlerin Almanya’daki araştırma, üretim ve yatırım projelerini olumsuz etkileyebileceğini bildirdi. Şirketler, Avrupa’nın ABD ve Çin ile yaşam bilimleri alanında rekabet etmeye çalıştığı bir dönemde yeni mali yüklerin yanlış bir mesaj verdiğini savunuyor.
Eli Lilly yönetimi, ilk değişken indirim teklifi kabul edilmesi hâlinde Almanya için planlanan 2,3 milyar avroluk yatırımın yarıya indirilebileceğini açıklamıştı. Boehringer Ingelheim da düzenlemelere yönelik endişeler nedeniyle yaklaşık 900 milyon avroluk yatırım planını durdurduğunu bildirdi.
İlaç şirketleri, yüksek indirim oranlarının yalnızca yatırımları değil, yenilikçi tedavilerin Alman hastalara sunulma zamanını da etkileyebileceği görüşünde. Sektör temsilcilerine göre fiyatlandırma politikalarının sık sık değiştirilmesi, şirketlerin araştırma ve üretim merkezleri için daha öngörülebilir ülkeleri tercih etmesine neden olabilir.
Almanya, Avrupa’nın en büyük ilaç pazarlarından biri olmasının yanı sıra birçok ülkede ilaç fiyatlarının belirlenmesinde referans olarak kullanılıyor. Bu nedenle Berlin’in uygulayacağı fiyat ve indirim politikaları yalnızca Almanya’daki şirketleri değil, Avrupa genelindeki ilaç fiyatlandırmasını da etkileyebilir.
Değişken indirim planının geri çekilmesi, şirketlere kısmen daha fazla planlama güvencesi sağladı. Ancak sabit indirim oranının iki kattan fazla artırılması, sektör ile hükûmet arasındaki anlaşmazlığın sona ermediğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde yeni sistemin kamu sağlık harcamalarına, ilaç yatırımlarına ve hastaların yenilikçi tedavilere erişimine etkisi yakından izlenecek.