ABD’nin önde gelen teknoloji şirketlerinin yapay zekâ altyapısına yönelik yatırım yarışı, şirketlerin nakit akışları üzerindeki baskıyı giderek artırıyor. Microsoft, Amazon, Alphabet, Meta ve Oracle’ın 2026 yılı için toplam sermaye harcaması tahminleri, ocak ayında öngörülen yaklaşık 485 milyar dolardan 730 milyar dolara yükseldi.
Böylece beş teknoloji devinin tahmini yatırım bütçesinde yalnızca birkaç ay içinde yaklaşık 245 milyar dolarlık artış meydana geldi. Harcamaların büyük bölümü yapay zekâ veri merkezleri, grafik işlemciler, özel üretim çipler, sunucular, ağ ekipmanları ve enerji bağlantıları için kullanılıyor.
Şirketler, yapay zekâ hizmetlerine yönelik talebin mevcut altyapı kapasitesini aşması nedeniyle yatırımlarını hızlandırıyor. Amazon ve Microsoft bulut bilişim hizmetlerini genişletirken Alphabet ve Meta kendi yapay zekâ modelleri ile reklam sistemlerini destekleyecek yeni veri merkezleri kuruyor. Oracle ise yapay zekâ şirketlerine sunacağı bulut kapasitesini artırmaya çalışıyor.
Yatırımcıların temel kaygısını, yapay zekâdan elde edilen gelirin sermaye harcamalarındaki yükselişle aynı hızda büyümemesi oluşturuyor.
Şirketlerin yapay zekâ yarışında geride kalmamak için yatırım yapması gerekiyor ancak bu yatırımların geri dönüş süresi henüz kesin olarak bilinmiyor.
Sermaye harcamalarının hızla artması, teknoloji şirketlerinin faaliyetlerinden elde ettiği nakdin daha büyük bölümünü altyapı yatırımlarına yönlendirmesine neden oluyor. Reuters’ın LSEG verilerine dayanan analizine göre beş şirketin yapay zekâ yatırımlarının 2027 yılına kadar toplam serbest nakit akışlarını aşabileceği değerlendiriliyor.
Teknoloji devlerinin karşılaştığı başlıca mali riskler şöyle sıralanıyor:
Microsoft’un bir çeyrekte negatif serbest nakit akışı kaydettiği, Amazon’un serbest nakit akışında ise operasyonel büyümeye rağmen belirgin azalma yaşandığı bildirildi. Oracle’ın serbest nakit akışının negatife dönmesi, şirketi yatırımlarını finanse etmek amacıyla borç ve hisse ihracı seçeneklerine yöneltti.
Analist tahminlerine göre beş şirketin toplam sermaye harcamalarının 2027 yılına kadar yaklaşık 534 milyar dolar artması bekleniyor. Aynı dönemde faaliyetlerden elde edilen nakit akışındaki yükselişin ise yaklaşık 340 milyar dolarda kalacağı öngörülüyor.
Bu hesaplama, teknoloji devlerinin elde edeceği her 1 dolarlık ilave faaliyet nakdi karşılığında yaklaşık 1,57 dolarlık yeni yatırım gerçekleştirebileceğine işaret ediyor. Sermaye harcamalarının nakit üretiminden daha hızlı artması, şirketlerin mevcut nakit rezervlerini kullanmasına veya dış finansmana yönelmesine neden olabilir.
Yapay zekâ hizmetlerinden elde edilen gelirlerin beklenen hızda artmaması durumunda yüksek harcamalar, şirketlerin kârlılığı ve piyasa değerleri üzerinde baskı oluşturabilir.
Meta, Alphabet ve Microsoft güçlü nakit pozisyonları sayesinde temettü ödemeleri ile hisse geri alımlarını şimdilik sürdürebiliyor. Ancak yatırım giderlerinin artmaya devam etmesi durumunda hissedarlara ayrılan kaynakların ilerleyen dönemlerde azaltılması gündeme gelebilir.
Teknoloji şirketleri yapay zekânın bulut bilişim, dijital reklamcılık, yazılım, arama motorları ve kurumsal hizmetlerde yeni gelir kaynakları oluşturacağını savunuyor. Microsoft, yapay zekâ özelliklerini kurumsal yazılım ürünlerine eklerken Amazon ve Google, müşterilerine gelişmiş yapay zekâ modellerini bulut altyapıları üzerinden sunuyor.
Meta, yapay zekâyı reklam hedefleme sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanıcı etkileşiminin artırılması için kullanıyor. Oracle ise büyük yapay zekâ modellerini çalıştıran şirketlere veri merkezi ve bulut kapasitesi sağlayarak yatırımlarını gelire dönüştürmeyi hedefliyor.
Buna rağmen yatırımcılar artık yalnızca yapay zekâ kullanımının büyümesine değil, bu hizmetlerin ne kadar gelir ve kâr ürettiğine odaklanıyor. Şirketlerin gelecek bilançolarında bulut büyümesi, yapay zekâ abonelikleri, kâr marjları ve sermaye harcaması tahminleri yakından takip edilecek.
Yapay zekâdan elde edilen gelirlerin önümüzdeki birkaç yıl içinde belirgin biçimde artmaması hâlinde yatırımcı güveninin zayıflayabileceği ve teknoloji hisselerinde daha güçlü dalgalanmalar görülebileceği değerlendiriliyor.