İngiltere, İran bağlantılı yapılanmalara karşı bugüne kadarki en sert güvenlik adımlarından birini attı. İngiliz hükûmeti, İran Devrim Muhafızları Ordusu ile İslami Sağ Yoldaşlar Hareketi olarak bilinen grubu ulusal güvenlik tehdidi kapsamında yasaklama kararı aldı. Düzenlemenin Parlamento tarafından onaylanmasının ardından bu yapılara destek vermek, yardım sağlamak veya onlar adına faaliyet yürütmek suç kapsamına girecek.

Kararın arkasında, İngiltere’deki Yahudi kurumlarını hedef alan kundaklama ve vandalizm saldırıları bulunuyor. İngiliz yetkililer, İslami Sağ Yoldaşlar Hareketi’nin Londra’daki sinagoglara, yardım kuruluşlarına ve Yahudi toplumuna ait araçlara yönelik saldırıların sorumluluğunu üstlendiğini belirtiyor. Hükûmet, söz konusu yapılanmanın İran Devrim Muhafızları içindeki Kudüs Gücü tarafından yönlendirildiğini veya desteklendiğini savunuyor.

 

İngiltere Neden Yeni Bir Yasal Yöntem Kullandı?

Londra yönetimi, söz konusu grupları yalnızca klasik terörle mücadele mevzuatı üzerinden değil, yabancı devletlerin desteklediği tehditlere karşı geliştirilen yeni yetkiler kapsamında hedef aldı. Bu yaklaşım, devletlerin doğrudan saldırı gerçekleştirmek yerine suç örgütlerini, küçük hücreleri veya kiralık kişileri kullanarak sabotaj ve şiddet eylemleri düzenlediği yönündeki güvenlik kaygılarına dayanıyor. İngiliz istihbarat ve güvenlik kurumları, yabancı güçlerin düşük profilli suçluları gözetleme, kundaklama ve sabotaj gibi görevlerde kullanmasından giderek daha fazla endişe duyuyor.

Yeni düzenlemenin temel amacı, saldırı gerçekleşmeden önce destek ağlarını dağıtmak ve yabancı devlet bağlantılı vekil yapılanmaların hareket alanını daraltmak. Karar kapsamında para sağlamak, propaganda yapmak, saldırı hazırlıklarına yardım etmek veya yasaklanan gruplar adına sabotaj faaliyetinde bulunmak ağır cezalarla karşılaşabilir. İslami Sağ Yoldaşlar Hareketi’nin İngiltere’deki mal varlıklarının dondurulması da alınan önlemler arasında bulunuyor.

Kararın öne çıkan güvenlik ve diplomasi boyutları şöyle sıralanıyor:

Londra-Tahran Hattında Yeni Kriz Kapıda mı?

İngiltere’nin İran Devrim Muhafızlarını doğrudan hedef alması, iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli bir kırılma yaratabilir. Londra, İran’ın İngiltere topraklarında vekil gruplar aracılığıyla güvenlik operasyonları yürüttüğünü savunurken Tahran’ın bu iddiaları reddetmesi ve karara sert tepki göstermesi bekleniyor. İngiltere ayrıca İran Büyükelçisini çağırarak ülkedeki saldırılara ilişkin resmî tepkisini iletti.

 

Karar, İngiltere’de antisemitik saldırılara karşı alınan daha geniş güvenlik önlemlerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Hükûmet, İngiltere ve Galler’deki Yahudi toplumlarının korunması için üç yıl boyunca 250 milyon sterlin harcanacağını ve sinagoglar, okullar ile toplum merkezlerinin çevresine yüzlerce ek polis görevlendirileceğini duyurdu.

İngiltere’deki saldırıların yalnızca ülke içindeki aşırılık yanlısı kişiler tarafından düzenlendiği düşüncesi, hükûmetin İran bağlantılı bir vekil yapılanmayı açıkça suçlamasıyla yeni bir boyut kazandı. Bu gelişme, Avrupa ülkelerinin benzer gruplara karşı daha sert tedbirler alıp almayacağı sorusunu da gündeme taşıyor.

Önümüzdeki süreçte Parlamento kararının uygulanma biçimi, açılacak soruşturmalar ve İran’ın vereceği diplomatik karşılık yakından izlenecek. Yasağın geniş çaplı tutuklamalara veya yeni yaptırımlara dönüşmesi hâlinde İngiltere ile İran arasındaki mevcut siyasi ve güvenlik gerilimi çok daha sert bir aşamaya geçebilir.