Küresel enerji ticaretinde iki kritik geçiş baskı altında

Hürmüz Boğazı’nda devam eden güvenlik sorunlarına Kızıldeniz’in güney girişindeki Babülmendep Boğazı’nda yükselen tehditlerin eklenmesi, dünya enerji ticaretinde “çifte boğaz riski” oluşturdu. İki stratejik deniz yolunda aynı anda yaşanabilecek aksaklıkların petrol sevkiyatlarını, navlun ücretlerini ve enerji fiyatlarını doğrudan etkilemesinden endişe ediliyor.

Yemen’deki Husilerin Suudi Arabistan bağlantılı deniz taşımacılığına yönelik tehditlerini artırmasının ardından bazı tankerlerin rotalarını değiştirdiği bildirildi. Suudi Arabistan’dan Çin ve Hindistan’a petrol taşıyan bazı gemilerin Babülmendep Boğazı’na ilerlemek yerine geri dönmesi veya yeni talimat beklemeye başlaması, deniz taşımacılığı sektöründeki güvenlik kaygılarını güçlendirdi.

Denizcilik şirketleri açısından artık yalnızca geminin yükü değil, bağlantılı olduğu ülke, uğradığı limanlar ve geçmiş rotası da risk değerlendirmelerinde belirleyici hâle geliyor.

Tankerlerin önünde daha uzun ve maliyetli rotalar bulunuyor

Babülmendep Boğazı, Hint Okyanusu ile Kızıldeniz’i birbirine bağlarken gemilerin Süveyş Kanalı üzerinden Avrupa pazarlarına ulaşmasını sağlıyor. Bölgede güvenli geçişin zorlaşması durumunda tankerlerin Afrika’nın güneyindeki Ümit Burnu’nu dolaşması gerekebilir.

Alternatif rota seçeneği şu sonuçları beraberinde getirebilir:

Kızıldeniz’deki son tehditlerin ardından deniz taşımacılığına uygulanan savaş riski sigorta maliyetlerinin yükselmeye başladığı belirtiliyor. Körfez bölgesinde tanker kiralama ücretleri de daha önce Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilim nedeniyle sert biçimde artmıştı.

Suudi petrolünün Asya’ya ulaşması zorlaşabilir

Suudi Arabistan, Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’nı Hürmüz Boğazı’na alternatif bir ihracat noktası olarak kullanabiliyor. Ülkenin doğusundaki petrol sahalarından çıkarılan ham petrol, boru hatlarıyla Yanbu’ya taşınarak buradan dünya piyasalarına sevk edilebiliyor.

Ancak Babülmendep Boğazı’nın da riskli hâle gelmesi, Yanbu üzerinden Asya’ya gönderilen petrolün önünde yeni bir engel oluşturuyor. Çin ve Hindistan gibi büyük enerji ithalatçılarına giden tankerlerin daha uzun rotalara yönelmesi, teslimat maliyetlerini artırabilir.

Hürmüz ve Babülmendep geçişlerinde aynı anda yaşanabilecek ciddi bir aksama, küresel petrol arzının önemli bir bölümünü baskı altına alabilir. Uzmanlar, petrol akışında kalıcı bir kesinti oluşması hâlinde fiyatların varil başına 115-120 doların üzerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor.

Navlun, sigorta ve petrol fiyatları izleniyor

Piyasalarda şimdilik fiilî ve tamamen uygulanmış bir kapanmadan çok, tehditlerin gemi şirketlerinin kararları üzerindeki etkisi takip ediliyor. Birkaç tankerin rota değiştirmesi bile bölgedeki risk algısının ne kadar hızlı arttığını gösteriyor.

Deniz geçişlerinin tamamen durmasına gerek kalmadan, saldırı ihtimalinin yükselmesi dahi sigorta, güvenlik ve taşıma maliyetlerini yukarı çekebiliyor.

Önümüzdeki dönemde tanker şirketlerinin Ümit Burnu rotasına yönelip yönelmeyeceği, Suudi Arabistan’ın ihracat planlarında değişiklik yapıp yapmayacağı ve uluslararası deniz güçlerinin bölgede alacağı güvenlik önlemleri yakından izlenecek.

İki stratejik geçitteki gerilimin devam etmesi hâlinde enerji maliyetlerindeki artışın taşımacılık, sanayi üretimi, gıda fiyatları ve küresel enflasyon üzerinde yeni bir baskı oluşturması bekleniyor.