Suriye’de Beşar Esad yönetiminin sona ermesinin ardından oluşturulan yeni parlamento, başkent Şam’da ilk toplantısını gerçekleştirdi. Oturum, yıllarca süren iç savaşın ardından ülkenin siyasi kurumlarını yeniden yapılandırma sürecinde önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Geçici Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara, açılış konuşmasında milletvekillerine seslenerek parlamentonun sorumluluk, adalet ve devletin yeniden inşası açısından önemli bir görev üstleneceğini belirtti. Yeni meclisin, geçiş döneminde yasalar hazırlaması ve Suriye’nin kalıcı anayasasının oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor.

Toplam 210 sandalyeden oluşan parlamentonun üyelerinin üçte ikisi bölgesel seçim kurulları aracılığıyla belirlenirken, kalan üçte biri doğrudan Ahmed eş-Şara tarafından atandı. Bu yapı, savaş nedeniyle doğrudan ve kapsamlı bir seçimin gerçekleştirilemediği gerekçesiyle oluşturuldu. Ancak sistem, yürütmenin yasama organı üzerindeki etkisinin fazla olduğu yönündeki eleştirileri de beraberinde getirdi.

Yeni parlamentonun yetkileri, 2025 yılında yayımlanan geçici anayasal bildiriyle sınırlandırılmış durumda. Meclis yasa teklifleri hazırlayıp kabul edebilecek olsa da yürütme üzerindeki denetim gücünün ne ölçüde etkili olacağı henüz netlik kazanmış değil.

Kadınların meclisteki temsil oranının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde kalması, farklı etnik ve dini toplulukların temsili ile bazı bölgelerde sandalyelerin hâlâ boş olması da tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Özellikle hükümet kontrolünün sınırlı olduğu bölgelerin yeni siyasi sisteme nasıl dâhil edileceği, geçiş sürecinin en önemli sınavlarından biri olarak görülüyor.

Parlamentonun yaklaşık 30 aylık bir geçiş dönemi boyunca görev yapması ve ülkede şartlar uygun hâle geldiğinde genel seçimlerin hazırlanmasına katkı sağlaması planlanıyor. Ancak savaşın bıraktığı altyapı sorunları, milyonlarca kişinin yerinden edilmiş olması ve kimlik belgelerine erişimde yaşanan sıkıntılar, seçim sürecinin önündeki temel engeller arasında bulunuyor.

Suriye’de yeni parlamentonun toplanması siyasi normalleşme açısından önemli bir adım olsa da asıl belirleyici konu, meclisin bağımsız hareket edip edemeyeceği olacak. Şimdi gözler, yeni yasama organının yalnızca geçiş yönetiminin kararlarını onaylayan sembolik bir kurum mu olacağına, yoksa ülkenin geleceğinin şekillenmesinde gerçek bir rol mü üstleneceğine çevrildi.