Dolar Güçlenirken Altında Güvenli Liman Talebi Artıyor

 

ABD Merkez Bankasının faiz oranlarında değişikliğe gitmemesine rağmen ABD tahvil getirilerinin yüksek seviyelerde kalması, küresel piyasalarda doların güçlenmesini sağladı. Yatırımcıların para politikasına ilişkin beklentileri yeniden değerlendirmesiyle dolar, başta Japon yeni ve avro olmak üzere birçok önemli para birimi karşısında değer kazandı.

Piyasalarda oluşan bu görünüm, değerli metaller üzerinde iki yönlü bir baskı meydana getirdi. Yüksek faiz ortamı ve güçlü dolar, faiz getirisi bulunmayan altının yatırım maliyetini artırırken, Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimler güvenli liman talebinin canlı kalmasını sağladı. Bu nedenle altın fiyatlarının yönü, para politikası ile siyasi riskler arasındaki mücadeleye bağlı hale geldi.

Güçlü Dolar Altın Fiyatlarını Baskılıyor

ABD tahvil getirilerinin yüksek kalması, dolar cinsinden varlıklara olan talebi artırıyor. Doların güçlenmesi ise altını diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hale getiriyor. Bu durum, normal şartlarda altın fiyatlarının gerilemesine neden olabilecek önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Piyasa katılımcıları, Fed’in faiz indirimlerine ne zaman başlayacağına ilişkin sinyalleri yakından takip ediyor. Faizlerin uzun süre yüksek seviyelerde kalacağı beklentisinin güçlenmesi halinde doların destek bulmaya devam edebileceği belirtiliyor. Böyle bir senaryo, altının yukarı yönlü hareket alanını sınırlayabilir.

Döviz piyasasında Japon yeni ve avro üzerindeki baskı da dikkat çekiyor. Japonya ile ABD arasındaki faiz farkının yüksek kalması, yenin dolar karşısında zayıflamasına neden oluyor. Avro ise Avrupa ekonomisine ilişkin büyüme endişileri ve merkez bankalarının politika farklılıkları nedeniyle dolar karşısında değer kaybediyor.

Piyasalarda izlenen başlıca unsurlar şöyle sıralanıyor:

İran Gerilimi Güvenli Liman Talebini Destekliyor

Orta Doğu’daki gerilimin tırmanma ihtimali, yatırımcıları yeniden altın gibi güvenli liman varlıklarına yöneltiyor.İran çevresinde yaşanan gelişmelerin enerji arzını, deniz taşımacılığını ve küresel ticaret yollarını etkileyebileceği endişesi piyasalardaki risk algısını yükseltiyor.

Jeopolitik gerilimin büyümesi halinde petrol fiyatlarında yaşanabilecek artışın küresel enflasyonu yeniden hızlandırabileceği belirtiliyor. Böyle bir gelişme, merkez bankalarının faiz indirimlerini geciktirmesine yol açabilir. Bu senaryoda altın, bir taraftan yüksek faizlerin baskısıyla karşılaşırken diğer taraftan enflasyon ve siyasi belirsizliklere karşı korunma aracı olarak talep görebilir.

 

Altının kısa vadeli yönünde jeopolitik haber akışının belirleyici olması bekleniyor. Gerilimin azalması durumunda güçlü dolar ve yüksek tahvil getirileri yeniden ön plana çıkabilir. Buna karşılık çatışma riskinin artması, altının yüksek faiz baskısına rağmen değer kazanmasına neden olabilir.

Önümüzdeki dönemde yatırımcıların Fed açıklamalarının yanı sıra İran gerilimini, enerji fiyatlarını ve küresel risk iştahını yakından takip etmesi bekleniyor. Altın piyasasında oynaklığın yüksek kalabileceği, doların ise ABD ekonomik verilerinden ve tahvil piyasasındaki hareketlerden destek bulmaya devam edebileceği değerlendiriliyor.