1) 35 METRELİK FALEZLERDEN DÜŞEN KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

ANTALYA'nın Karaalioğlu Parkı'ndaki seyir terasında, yaklaşık 35 metre yükseklikten düşen kişi yaşamını yitirdi.

Olay, dün saat 23.00 sıralarında Muratpaşa ilçesine bağlı Haşimişcan Mahallesi'ndeki Karaalioğlu Parkı'nda meydana geldi. Çevredekilerin ihbarı üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi'ne düşme olayı bildirildi. İhbar üzerine bölgeye AFAD, itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

EKİPLER DENİZDEN ÇIKARDI

Olay yerine gelen ekipler, denizden yaralı kişiyi çıkardı. Ancak yapılan kontrollerde denizden çıkartılan 25-30 yaşlarındaki erkeğin yaşamını yitirdiği belirlendi. Olayın ardından bölge güvenlik şeridiyle kapatılırken, polis ekipleri çevrede inceleme yaptı.

Üzerinden kimlik çıkmayan kişinin kimliği henüz belirlenemedi. Cenaze, otopsisi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. (DHA)

Görüntü Dökümü

-------------------------

-Ekiplerin çalışmaları detay

-Falezler detay

-Polis ekipleri detay

Haber- Kamera: Tunahan KIR/ANTALYA, (DHA)

==========================================

2) BODRUM'A 10 AYDA DENİZ VE HAVADAN 1 MİLYONU AŞKIN TURİST GELDİ

BODRUM Otelciler Derneği Başkanı Ömer Faruk Dengiz, dünyaca ünlü turistik ilçeye 10 ayda hava ve deniz yoluyla 1 milyon 47 bin turistin geldiğini belirterek, "Bodrum 3,5 saatlik uçuş ile 35 farklı ülkeyi temsil ediyor. Bunu 4-5 saatlik uçuşlara çıkarmamız gerekiyor. 35 değil 50 ülkeye ulaşmamız lazım" dedi.

Dünyanın önemli turizm destinasyonlarından Muğla'nın Bodrum ilçesinde turizm hareketliliği devam ediyor. Bu kapsamda, Bodrum'a 10 ayda 113 kruvaziyer ile 136 bin, hava yoluyla da 911 bin olmak üzere toplam 1 milyon 47 bin yabancı turist geldi. Doğası ve denizinin yanı sıra turistler sezon boyunca Bodrum Kalesi, Antik Tiyatro, Myndos Kapısı, Yel Değirmenleri gibi tarihi noktaları ziyaret etti. Ayrıca yarımada genelinde birçok lokasyonda alışveriş yapan turistler esnafa katkıda bulundu.

Kasım ayında kentte hava sıcaklığı yer yer 24 derecelere bulurken, sıcak ve güneşli havayı fırsat bilen yerli ve yabancı turistler ise denize girerek keyifli dakikalar yaşadı. Sezonun ardından kışın fuarlar başta olmak üzere birçok çalışmayla gelecek sezon hazırlıklarına başladıklarını ifade eden Bodrum Otelciler Derneği Başkanı Ömer Faruk Dengiz, "Bodrum'a hava yoluyla 911 bin, deniz yoluyla ise 136 bin yabancı turist geldi. Kış aylarında her hafta İngiltere ve İrlanda'dan direkt uçuşlar devam ediyor. Bunun etkisi büyük, zira yüzde 5,5 kayıp var. Bu kış uçuşları olmasa bu kayıp yüzde 20'lere çıkardı. Bunun yanı sıra direkt uçuşlar dışında Bodrum'a aktarmalı uçuşlar ile gelenler var. Bu rakamlar içerisinde bu veriler yok. Diğer bölgelere göre Bodrum en az kayıp veren destinasyonlar arasında yer almaktadır" dedi.

'KIŞIN ÇALIŞMA ZAMANI'

Dengiz, "Kışın her şey bitti değil, çalışma zamanı, fuar ve yetkili görüşmelerimize başladık. 2026 yılına umutlu olarak gireceğimizi düşünüyoruz. Sezon başında boşluklar vardı ama sezon ortasında iyi doluluklar yakaladık. Uçaklarda düşüş yok, gelecek sene aynı şekilde mevcudu koruyacağını düşünüyoruz. Sezon ortalamamızda otellerimizde doluluk oranı yüzde 80 ila yüzde 85 arasında seyretti. Yeni ülkelere açılmamız gerekiyor, yeni pazarlara girmemiz gerekiyor. Bodrum 3,5 saatlik uçuş ile 35 farklı ülkeyi temsil ediyor. Bunu 4-5 saatlik uçuşlara çıkarmamız gerekiyor. 35 değil 50 ülkeye ulaşmamız lazım" diye konuştu.

'KIŞIN İNGİLTERE VE İRLANDA UÇUŞLARIMIZ YÜZDE 100 DOLU'

Kışın İngiltere ve İrlanda'dan haftanın 2 günü uçuş olduğunu ve uçakların dolu geleceğini ifade eden TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış, "Bodrum'a en çok İngiltere'den turist geldi. Polonya, Almanya ve Rusya olarak devam etti. Bu yıl deniz sektöründe hareket vardı. Günübirlik turlar ve özel yatlar dolu dolu geçti. Otellerde temmuz itibarıyla yüzde 80 doluydu. Gelen yolcu gemilerinde aşağı yukarı 1000 ve üzeri yolcu var. Bodrum ekonomisine oldukça katkısı var. 2026'da daha fazla gemi gelecek. Bu konuda hazırlıklı olmamız lazım. Hava yollarıyla görüşmeler yaptık. Kışın hafta da 2 gün İrlanda ve İngiltere'den uçuşlar var. Bunların doluluk oranı şu anda yüzde 100, başka destinasyonların olması iyi olur çünkü sadece yaz sezonu yetmiyor. Kışında bu operasyonların yapılması gerektiğini düşünüyorum" dedi.

Kışın 25 otelin açık olduğuna dikkati çeken Kantarmış, "Korsan taşımacılık olsun otellerde animasyon adı altında satılan turlar olsun bunların ekonomiye herhangi bir katkısı yok. Vergi vermiyorlar, çoğu kayıt dışı. Personel alımı yaptık ve 2026 yılında daha sıkı denetimler yapacağız. İllegal satışlara yol vermeyeceğiz" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------------------

-Bodrum Kalesi ve Bodrum sahilinden dron görüntüsü / ARŞİV

-BODER Başkanı Ömer Faruk Dengiz ile röp.

-TÜRSAB Bodrum Bölge Temsil Kurulu Başkanı Enver Kantarmış ile röp.

Haber - Kamera: Fırat AKAY / BODRUM (Muğla), (DHA)-

===========================================

3) BEYİN KANAMASI GEÇİREN ÖZCAN, HELİKOPTERLE VAN'A SEVK EDİLDİ

VAN'ın Bahçesaray ilçesinde yüksekten düşerek beyin kanaması geçirdiği belirtilen Özcan Takız (21), jandarma helikopteriyle Van'a sevk edildi.

Kent merkezine yaklaşık 110 kilometre uzaklıkta bulunan Bahçesaray ilçesine bağlı İslam Mahallesi'nde arkadaşlarıyla halı sahada maç yaptıktan sonra evine dönen Özcan Takız, dönüş yolunda dengesini kaybederek yaklaşık 4 metre yükseklikten düşerek başından ağır yaralandı. Arkadaşları tarafından Bahçesaray Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Takız'ın beyin kanaması geçirdiği belirlendi. Doktorların ileri tetkik ve tedavi için Van'a sevk edilmesine karar verdiği Özcan için jandarmadan yardım istendi. Jandarma Hava Grup Komutanlığı helikopteri ile Van'a getirilen Takız, Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedaviye alındı. Yetkililer Takız'ın tedavisini sürdüğünü belirtirken, Bahçesaray İlçe Emniyet Amirliği'nce inceleme başlatıldı. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Yüksekten düşen vatandaşın ambulansla helikopter pistine getirilmesi

-Yaralı vatandaşın helikoptere taşınması

-Helikopterin sevk için havalanması

-Detaylar

Orhan AŞAN/VAN, (DHA)-

========================================

4) GÖKYÜZÜNDE KIZIL ŞÖLEN

BURDUR'da gün batımıyla kızıla bürünen gökyüzü görsel şölen oluşturdu.

Burdur'da dün akşam üzeri gün batımında gökyüzünde oluşan kızıllığı görenleri hayran bıraktı. Kent yaşayanları bu anları cep telefonuyla görüntüledi. Özellikle yüksek kesimlerden şehir manzarasının göründüğü noktalar görsel şölen oluşturdu. (DHA)

Görüntü Dökümü

--------------

- Gökyüzü manzarası

Haber- kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)-

========================================

5) 'BURDUR GÖLÜ'NÜN GÖZYAŞLARI'

BURDUR Lisinia Doğa Yaşam Alanı kurucusu Öztürk Sarıca, Burdur Gölü'ndeki çekilmenin son yıllarda hızla arttığını belirterek, "Önce gölün içinden çıkan suları görüyorduk, şimdi ise çekilmenin ardından göl kenarlarında kalan küçük su öbeklerini, adeta gölün gözyaşları gibi görüyoruz" dedi.

Türkiye'nin en önemli doğal göllerinden Burdur Gölü'ndeki kuraklık son yıllarda hızlandı. Gölün sığ olan doğu tarafında görülen su çekilmeleri, son yıllarda kuzeyinde de ciddi ölçüde arttı. Ayrıca gölün derin kısımları olan batı ve güneyinde de su çekilmelerinin izleri giderek büyüyor. Gölün özellikle kuzey bölgelerinde su çekilmiş alanlardan geriye kalan ve 'Burdur Gölü'nün gözyaşları' olarak nitelendirilen küçük su öbekleri ile 10 yıl önce etrafı suyla kaplıyken çekilen sularla karada kalan küçük adacık, DHA ekibi tarafından görüntülendi.

2005 yılında ailesinden 5 kişiyi kanserden kaybettikten sonra doğa ve insan sağlığını korumak amacıyla Burdur Gölü kenarındaki Lisinia projesini başlatan Öztürk Sarıca, susuz ve kimyasal ilaçlardan uzak tarım uygulamaları üzerine birçok çalışma yaptı. Sarıca, Burdur Gölü'nde son yıllarda daha da artan su kaybına dikkati çekti.

BURDUR GÖLÜ YOK OLACAK

Lisinia Doğa Yaşam Alanı kurucusu Öztürk Sarıca, "Doğamızı, insanların sağlığını korumak, gelecek nesillere temiz bir doğa bırakmak amacıyla 9 alt projeyle çalışmalarımıza başladık. Günümüzde üzerinde en çok durduğumuz ve hala başaramadığımızı düşündüğümüz proje, sular ve Burdur Gölü'yle ilgili projemiz. O günden beri gelecek nesillere hiç değilse içme sularının bırakılabilmesi, temiz doğa bırakılması için sürekli uyarılarda bulunuyoruz. Her geçen gün suların azalacağı, Burdur Gölü'nün çekileceği, yok olacağı ve bu durumun ileride çok ciddi sağlık sorunlarına yol açacağı konusunda uyarılarımız devam ediyor" diye konuştu.

SUYUN YÜZDE 75'İ MISIR VE YONCA ÜRETİMİNE GİDİYOR

Şu ana kadar çok da ciddi çalışmalar yapılmadığını belirten Sarıca, "Göller Yöresi özellikle büyükbaş hayvancılık konusunda ciddi üretimin olduğu bir bölge. Bu bölgede mısır, yonca üretimi had safhalarda. Dolayısıyla suların yüzde 75'i maalesef büyükbaş hayvancılıkta mısır, yonca üretimi için kullanılıyor. Oysaki alternatif üretim modelleri noktasında küçükbaş hayvancılıkla ilgili burada çalışmalar yaptık. Türkiye'nin ve dünyanın en etçi ikinci ırkı olan Honamlı keçilerini çoğaltıp, etrafa dağılımlarını sağladık" ifadelerini kullandı.

SUSUZ TARIM VE LAVANTA ÖRNEĞİ

Tasarruflu su, damla sulamayla yetişebilen gül tarımı ve susuz yetişen aromatik bitkilere yönelik çalışmalarını anlatan Öztürk Sarıca, "Susuz tarım ve yağmur tarım modellemeleriyle şu an 3 bin dekarlık alanda lavanta, kekik, ada çayı ve 34 ıtri bitkinin üretimini yapıyor ve bunları nihai ürünlere kadar dönüştürüyoruz. İnsanlar özellikle görsel bahçelerimizi gelip gördüklerinde bundan etkilensinler, katma değeri yüksek ürünlere geçsinler ve bir an evvel onlar da bu konuda katkı sunsunlar isteğiyle her geçen gün çalışmalarımızı artırarak devam ettiriyoruz" dedi.

ADA KARADA KALDI

2014 yılında Burdur Gölü'ne Hayat Verelim Derneği ile birlikte çektikleri 'Göle Yas' belgeselini hatırlatan Sarıca, "O sıralarda Burdur Gölü'nün içinde olan, şu an göl dışında kalan ada, maalesef doğudan hızlı bir şekilde çekilen Burdur Gölü'nün, artık batı, kuzeyden de çok hızlı bir şekilde çekilmiş olduğunu bize gösteriyor. Önümüzdeki yıllarda bu çekilme çok hızlı bir şekilde devam edecek. Burdur Gölü artık her tarafından çekilmeye başlayacak" diye konuştu.

KİRLİLİK VE SAĞLIK PROBLEMLERİ

Göllerin çekilmesiyle kapalı havzalarda, özellikle orada biriken kirliliğin, tozlarla ve yağmurlarla ciddi sağlık problemleri oluşturacağına dikkati çeken Öztürk Sarıca, "Akciğer problemleri, pek çok hastalığa sebep olacak. Ve bunun yanında Burdur Gölü'nü kaybetmek, görselde bir kayıp değil sadece. Aynı zamanda gelecek nesillerin içme sularının da kaybı. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda sadece tarımsal amaçlı suları bölge kaybetmiş olmayacak. Bunun yanında gelecek nesillerin içme sularını hatta günümüz şartlarındaki içme sularını artık kaybetmiş olacak" ifadelerini kullandı.

SUSUZ TARIM DESTEĞİ İÇİN ÇAĞRI

Kamunun damla sulama konusunda çok ciddi destek verdiğini ama yeterli olmadığını dile getiren Sarıca, "Şu anda suda yetişen tıbbi aromatik bitkilerin ciddi anlamda Türkiye'de desteği yok. Katma değeri yüksek olan tıbbi aromatik bitkilerin tüm Türkiye'de desteklenmesi ve bu destekler kapsamında çiftçilerin büyük kısmının bu tür bitkilere geçerek en azından daha az su tüketerek tarımsal faaliyetlerine devam etmesi gerekiyor. Bunun yanında özellikle susuz tarımın tüm Türkiye'de bir an evvel desteklenmesi gerekiyor. Destekler kapsamında belki bir miktar suyumuzu gelecek nesillere aktarabiliriz" dedi.

GÖL ARTIK DERİN KISIMLARDAN DA ÇEKİLİYOR

Gölde çekilmelerin son 3-4 yıldan beri artarak devam ettiğine vurgu yapan Öztürk Sarıca, "Sığ bölgelerdeki çekilmeleri daha önce görüyorduk. Özellikle gölün batısında, derin kısımlardaki çekilmeler de gözle görülür hal almaya başladı. Her gün ne kadar çekildiğini gözle görmek için bile gölün kenarına gitmenize gerek kalmıyor. Uzaktan baktığınızda bile Burdur Gölü'nün her tarafından hızla çekildiğini görebiliyorsunuz" diye konuştu.

TARIMDAKİ SU TÜKETİMİ ARTTI

İklim değişikliği, yağmur rejimlerinin değişmesi, kar yağmıyor olması ve insan faktörünün etkileriyle Burdur Gölü'nün çok hızlı bir şekilde çekildiğini dile getiren Sarıca, şöyle devam etti:

"Derelerden sular akmıyor, eski kar yağışları yok ve düzensiz yağışlar var. Hal böyleyken tarımda insanlar artık gölet sularını ve taban suyunu sondajlarla kullanmaya başladı. Dolayısıyla özellikle son 2-3 yılda çekilmeler o yüzden çok daha hızlı. Çünkü tarımdaki su tüketimi arttı. Önceki yıllarda göl içinden çıkan ve gözle gördüğümüz suları, şimdi göl çekildiği için göl kenarlarında, gölün gözyaşları şeklinde görüyoruz. Ve bir süre sonra o suların da çıkmadığını göreceğiz. Gölü besleyen doğal kaynaklar tamamıyla bitme noktasına gelmiş durumda." (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Burdur Gölü havadan detay

-Göldeki su öbeklerinin havadan dron görüntüsü

-Kurumuş Göl yüzeyindeki çatlaklar

-RÖP: Öztürk Sarıca

-Burdur Gölü'nü Yaşat projesi tabelası

-Lavantalardan detay

-Lisinia Doğa Yaşam Alanı dron görüntüsü

Haber: Mehmet ÇINAR- Kamera: Mehmet YILMAZ/ANTALYA, (DHA)

==============================================

6) DENGESİNİ KAYBEDİP DÜŞTÜĞÜ ÇAYDA YARALANDI

BURDUR'da dengesini kaybedip çayın beton zeminine düşen kişi hastanelik oldu.

Burdur merkez Köprübaşı'nda çay kenarında yürüyen Kamil Z. dengesini kaybedip yaklaşık 3 metre yükseklikten çayın beton zeminine düştü. İhbarla olay yerine sağlık, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri tarafından bulunduğu yerden çıkarılan Kamil Z. ambulansla Burdur Devlet Hastanesi'ne götürülerek tedaviye alındı. Kamil Z.'nin durumunun iyi olduğu öğrenildi. (DHA)

Görüntü Dökümü

------------------------

-Çay'a düşen Kamil Z.

-İtfaiyecilerin müdahalesi

-Detaylar

Haber- kamera: Mesut MADAN/BURDUR, (DHA)

=====================================================

7) AĞAÇ PARÇALARINI EŞYAYA DÖNÜŞTÜRÜYOR; HAYALİ MÜZE KURMAK

ARTVİN'in Yusufeli ilçesinde ahşap ustası Bilgehan Demirkıran (48), ormandan topladığı ağaç parçalarını el emeğiyle işleyerek dekoratif ürünlere dönüştürüyor. Demirkan, ilgi çeken çalışmaları evinde biriktirerek, kurmak istediği müzede sergilemeyi hayal ediyor.

İlçeye bağlı Tekkale köyünde yaşayan Bilgehan Demirkıran, doğa sevgisini el emeğiyle buluşturuyor. Çocukluğundan beri doğayla iç içe bir yaşam süren Demirkıran, ahşaba olan ilgisini sanata dönüştürüyor. Bilgehan Demirkıran, dağ, orman ve dere kenarlarından topladığı meşe, ceviz, çam ve ardıç ağaçlarının parçalarını temizleyerek hobi atölyesinde işliyor. Her biri farklı formda olan ağaç parçalarını masa, sehpa, tuzluk, doğrama tahtası, beşik ve avize gibi ürünlere dönüştüren Demirkıran, ilçede yaklaşık 25 yıldır ahşap ustası olarak çalışıyor. Bilgehan Demirkıran, işlediği ürünleri evinde biriktirerek, kurmak istediği müzede sergilemeyi hedefliyor.

'25 YILDIR BU İŞLE İLGİLENİYORUM'

El emeği ürünlerini sergilemek için müze kurma hayalinin olduğunu belirten Demirkan, "Doğayı seviyorum ve doğada çok zaman geçirdim. Doğada gezerim ve yöremizde yetişen ağaçlardan en değerli, nadide ve antika parçaları bularak çeşitli ürünlere dönüştürüyorum. Genellikle evlerimizde kullanabileceğimiz ardıç, çam ve ceviz ağaçlarından; sehpa, masa, tuzluk, beşik, meyve sunumluğu ve doğrama tahtaları yapıyorum. Yaklaşık 25 yıldır da bu işle ilgileniyorum. Yaptıklarımı arkadaşlarıma hediye ediyorum; çok da beğeniyorlar. Müze kurmak istiyorum, bunun için de yaptığım ürünleri şu an evimde biriktiriyorumö dedi. (DHA)

Görüntü Dökümü

----------------------------

- Bilgehan Demirkıran'dan ve ürünlerinden görüntü

- Demirkıran'ın yaptığı masa ve sehpalardan görüntüler

- Demirkıran'ın açıklamaları

- Demirkıran'ın yaptığı diğer ürünlerden detaylar

- Demirkıran'ın ürünlerinin yapılışını anlatmasından görüntü

- Haber genel detaylar

HABER-KAMERA: Nusret DURUR/YUSUFELİ(Artvin),(DHA)

=============================================

8) MANTAR GEÇİM KAYNAKLARI OLDU

ANTALYA'nın Kumluca ilçesinde ormandaki çam ağaçlarının altında ortaya çıkan 'Kanlıca' olarak de bilinen çam mantarları bölge halkının geçim kaynağı oldu.

Kumluca ormanlarında yöresel adıyla 'Kanlıca' olarak bilinen çam mantarları bölge yaşayanlarına dönemsel olarak geçim kaynağı sağlıyor. Her yıl kasım ve aralık aylarında yağmurlarla birlikte kendiliğinden yetişen mantarlar yaklaşık 1 ay boyunca yörede yaşayanlar tarafından toplanıyor. İlk dönemlerde mantarların kilosu 500 liraya kadar alıcı bulurken, mantar çoğaldıkça fiyatlar da düşüyor.

Ormandan mantar toplayıp ilçe meydanında satan Osman Günay, "Mantarları kendimiz topluyoruz. Bazı bölgelerde 'Kanlıca mantarı' diyorlar. Bizim bölgede 'Çıntar' da diyorlar. Ekmek parası çıkarıyoruz. Toplayıp satıyoruz. Bugün için 350 ile 450 lira arasında satılıyor" dedi.

İlkay Öncel, "Kumluca'nın yerel mantarı. Kendi haline büyüyor. Çok doğal çok lezzetli. Kavurması olur, kızartması olur, kebabı olur. Her türlü yemeği olur. Kilosu 350" diye konuştu.

Durmuş Ergül, bu mantarın döneminin yaklaşık 1 ay olduğunu anlatırken, "500 liradan başladı, şu an 300 lira. Ormanda çoğaldıkça fiyatlar düşüyor. Geçen sene Türkiye'nin hiçbir yerinde mantar çıkmadı. Yağmur ne kadar çok yağarsa rutubet olursa mantar o kadar çok çıkıyor" dedi.

Aslı Uysal, "Karacaören ve Yenikışla mahallelerinden mantarları topluyoruz. Çam mantarı bunlar. Çam ağaçlarının dibinde yetişiyor. Yağmur yağınca şimşek ve gök gürültüsüyle çıkıyor. En doğal etten daha lezzetli. Senede bir kere çıkıyor. Gelip almanızı tavsiye ederim. En azından bir tadına bakın memnun kalırsınız" diye konuştu. (DHA)

Görüntü Dökümü

---------------

-Mantarların görüntüsü

-Mantar satanların tezgahları

-RÖP: Osman Günay

-RÖP: İlkay Öncel

-RÖP: Durmuş Ergül

-RÖP: Aslı Uysal

-Mantarlardan detay

-İlçe meydanında mantar satılması

Haber- Kamera: Ramazan SARIKAYALI/KUMLUCA, (DHA)-