Avrupa’nın 2026-2027 kışı öncesinde doğal gaz depolarını doldurma planı, küresel enerji piyasalarında yaşanan arz sıkışıklığı nedeniyle riske girdi. Norveçli enerji şirketi Equinor’un Üst Yöneticisi Anders Opedal, Avrupa’nın depolama tesislerini kış öncesinde yüzde 80 doluluk seviyesine ulaştırmasının zor göründüğünü açıkladı. Avrupa’daki depoların doluluk oranının temmuz ayı itibarıyla yaklaşık yüzde 54 seviyesinde bulunduğu bildirildi.

Mevcut depolama seviyesi, son beş yılın aynı dönem ortalamasının altında kalırken Avrupa’nın son 15 yıl içindeki en düşük ikinci seviyelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Depoların kış başlamadan yeterince doldurulamaması, soğuk havalarda yaşanabilecek ani talep artışlarına karşı Avrupa’yı daha savunmasız bırakabilir.

Equinor daha önce yaptığı değerlendirmede de düşük depolama seviyeleri, gaz alımını teşvik etmeyen fiyat farkları ve beklenenden zayıf kalan arz nedeniyle yüzde 80 hedefine ulaşılmasının güç olduğunu belirtmişti. Şirket yönetimi, eksik depolama kapasitesinin Avrupa gaz piyasasını hava koşullarına ve üretim tesislerinde yaşanabilecek teknik sorunlara karşı daha hassas hâle getireceği uyarısında bulundu.

Avrupa’nın kış dönemindeki enerji güvenliği yalnızca depolardaki gaz miktarına değil, kışın ne kadar soğuk geçeceğine ve küresel LNG sevkiyatlarının kesintisiz sürmesine de bağlı olacak.

LNG için Asya ile rekabet güçleniyor

Avrupa’nın gaz depolarını doldurabilmek için önceki yıllara kıyasla daha yüksek miktarda sıvılaştırılmış doğal gaz ithal etmesi gerekiyor. Ancak sıcak hava nedeniyle Asya ülkelerinde elektrik ve soğutma talebinin yükselmesi, Avrupa ile Asya arasındaki LNG rekabetini artırıyor. Avrupa’ya yönelmesi beklenen bazı LNG kargolarının daha yüksek fiyatların oluştuğu Asya pazarlarına çevrildiği belirtiliyor.

Avrupa’nın gaz depolama hedefini tehdit eden temel unsurlar şöyle sıralanıyor:

Avrupa, Rusya-Ukrayna savaşının ardından Rus boru gazına bağımlılığını önemli ölçüde azaltırken LNG ithalatına daha fazla yöneldi. LNG’nin Avrupa’nın doğal gaz ithalatındaki payının yaklaşık yüzde 30’a ulaştığı belirtiliyor. Bu nedenle Katar ve diğer büyük ihracatçılardan yapılan sevkiyatlarda yaşanabilecek aksaklıklar, Avrupa’nın depolama programını doğrudan etkileyebiliyor.

Enerji fiyatlarında kış endişesi

Depolama hedefinin yakalanamayacağına ilişkin beklentiler, Avrupa doğal gaz fiyatları üzerindeki baskıyı artırdı. Avrupa’nın gösterge doğal gaz kontratı olan Hollanda merkezli TTF’nin megavatsaat fiyatı 22 Temmuz’da 62 avronun üzerine çıktı. Avrupa gaz fiyatlarının son bir ay içerisinde yaklaşık yüzde 50 yükseldiği bildirildi.

Doğal gaz fiyatlarının yüksek kalması, enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin üretim maliyetlerini artırabilir. Kimya, gübre, çelik, cam, seramik ve kâğıt sektörlerinin yükselen enerji maliyetlerinden daha fazla etkilenebileceği değerlendiriliyor. Enerji maliyetlerindeki artışın tüketici fiyatlarına yansıması durumunda Avrupa’daki enflasyonla mücadele süreci de zorlaşabilir.

Depoların düşük seviyelerde kalması, sert geçen bir kışta gaz fiyatlarının kısa süre içerisinde yeniden yükselmesine neden olabilir.

Sanayi üretimi ve hane halkı faturaları baskı altında

Avrupa ülkeleri, Rusya-Ukrayna savaşının ardından doğal gaz tüketimini azaltmış ve LNG ithalat altyapısını genişletmiş olsa da enerji piyasalarındaki dış şoklara karşı kırılganlığını tamamen ortadan kaldıramadı. Avrupa Komisyonu, yüzde 80 doluluk seviyesinin gelecek kışın arz güvenliği açısından yeterli olabileceğini açıklarken depolama çalışmalarının sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Hedefin altında kalınması durumunda sanayi kuruluşlarının gaz tüketimini azaltması, bazı fabrikaların üretime ara vermesi veya enerji tasarrufu önlemlerinin yeniden gündeme gelmesi ihtimaller arasında bulunuyor. Yüksek toptan gaz fiyatları, gecikmeli olarak elektrik ve ısınma faturalarına da yansıyabilir.

Avrupa’nın önümüzdeki aylarda LNG kargolarını kıtaya çekebilmek için Asya piyasalarından daha yüksek fiyat teklif etmesi gerekebilir. Bu durum depolama seviyelerinin yükselmesine yardımcı olsa da gazın maliyetini artırarak enerji güvenliği ile uygun fiyatlı enerji arasında yeni bir denge sorunu oluşturabilir.

Piyasaların yönü; Orta Doğu’daki gelişmeler, Hürmüz Boğazı’ndan gerçekleştirilen LNG sevkiyatları, Norveç’teki üretim tesislerinin çalışma durumu ve Avrupa’da sonbahar sıcaklıklarının nasıl seyredeceği tarafından belirlenecek.