Küresel piyasalarda savaş ve siyasi belirsizliklerin arttığı dönemlerde güvenli liman olarak öne çıkan altın, bu kez geleneksel piyasa davranışının tersine değer kaybetti. ABD ile İran arasındaki çatışmalar ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik endişeleri sürerken yatırımcıların yüksek faiz ve güçlü dolar beklentilerine odaklanması, değerli metal üzerinde baskı oluşturdu.

Spot altının ons fiyatı 20 Temmuz 2026 tarihindeki işlemlerde yüzde 0,3 gerileyerek yaklaşık 4 bin 4 dolar seviyesinde işlem gördü. Ağustos vadeli ABD altın kontratları da yüzde 0,2 düşüşle 4 bin 9 dolar civarına indi. Petrol fiyatlarının 90 doların üzerine çıkmasıyla güçlenen enflasyon endişeleri, ABD Merkez Bankasının para politikasını daha uzun süre sıkı tutabileceği beklentisini artırdı.

Yüksek Faiz Beklentisi Altının Cazibesini Azalttı

Altın, yatırımcısına faiz veya temettü geliri sağlamayan bir varlık olduğu için tahvil getirilerinin yükseldiği dönemlerde cazibesini kaybedebiliyor. Enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu yeniden hızlandırabileceği düşüncesi, Fed’in faiz indirimine gitmek yerine yeni bir faiz artışını değerlendirebileceği beklentisini gündeme taşıdı.

Piyasalardaki temel baskı, jeopolitik risklerden çok yükselen faiz ve tahvil getirilerinden kaynaklandı. Vadeli işlem piyasalarında Fed’in 2026 sonuna kadar faiz artırma ihtimalinin önceki haftaya göre belirgin şekilde yükseldiği görüldü. Yüksek faiz beklentileri ABD tahvillerini daha cazip hâle getirirken altına yönelik kısa vadeli talebi sınırladı.

Altının düşüşünde doların güçlü seyri de etkili oldu. Dolar cinsinden fiyatlanan altın, Amerikan para birimi değer kazandığında diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha pahalı hâle geliyor. Bu durum özellikle Asya ve Avrupa piyasalarındaki fiziksel altın talebinin zayıflamasına neden olabiliyor.

Altın piyasasında yakından izlenen başlıca gelişmeler şöyle:

Merkez Bankası Alımları Uzun Vadeli Destek Sağlıyor

Kısa vadede faiz baskısıyla gerileyen altın için uzun vadeli görünümün tamamen bozulmadığı değerlendiriliyor. Merkez bankalarının devam eden altın alımları, fiyatların sert biçimde düşmesini sınırlayabilecek en önemli unsurlardan biri olarak gösteriliyor. Çin Merkez Bankasının altın rezervlerini art arda 20’nci ayda da artırdığı bildirildi.

Analistler, 4 bin dolar seviyesinin altın açısından önemli bir teknik destek noktası olduğunu belirtiyor. Bu seviyenin altında kalıcı bir hareket yaşanması durumunda satışların 3 bin 900 dolar bölgesine doğru derinleşebileceği ifade ediliyor. Buna karşılık çatışmaların yayılması veya küresel ekonomiye ilişkin endişelerin artması, güvenli liman talebini yeniden güçlendirebilir.

Altının bundan sonraki yönünü jeopolitik gelişmelerden çok, bu gelişmelerin enflasyon ve faiz politikaları üzerindeki etkisi belirleyebilir. Petrol fiyatlarının yüksek kalması Fed’in sıkı duruşunu desteklerse altındaki baskı sürebilir. Ancak merkez bankası alımları, mali belirsizlikler ve küresel risklerin devam etmesi, değerli metalin uzun vadeli yatırım talebini korumasına yardımcı olabilir.